Bayburt Vişnesi ve Bayburt Kirazı’nı üretti

Bayburt’a 8 kilometre uzaklıkta bulunan Gez köyünde vişne ve kiraz yetiştiren Ahmet Temizsoy (46) bugün tonlarca üretimi ile bölgede bilinen bir isim.

Kıdemli Başçavuş olan Ahmet Temizsoy, emekliliğinin ardından döndüğü ata topraklarında çok önemli bir işi ve bir ilki başardı. Köyün çorak arazisini meyve ağaçları ile süsleyen Temizsoy, Bayburt’ta lahanadan, patatesten başkası yetişmez diyenlere en güzel cevabı verdi. Peki, nasıl mı? İşte hikâyesi…

23 yıl askerlik görevinde bulunmuş, fakat hep askerlik sonrasında iyi bir şey yapıp Bayburt’unun ismini duyurmakmış hayali. Gez köyünde babasının arazileri aklına gelmiş ama ‘Bayburt’ta bir şey yetişmez’ kabulünü aşması biraz zor olmuş. Ta ki soğuğuyla meşhur Afyon’da kiraz hasadını görene kadar.

“Afyon’da çalışıyordum o zamanlar. Baktım ki Afyon’un havası soğuk, aynı Bayburt gibi ama burada meyve oluyor. Bayburt’ta niye olmasın diye düşündüm. Bayburt’taki belli başlı kabulleri bir tarafa bırakarak, zamanın Ziraat Fakültesi Dekanı Mustafa Tekerli hocamın kapısını çaldım. Bana, ‘izne gittiğinde toprak al da gel’ dedi. Heyecanlandım, normal izni beklemeden üç gün izin alıp Bayburt’a geldim. Çünkü kafamdaki hayalim, memleketime döneceğim, öyle bir şey yapacağım ki Bayburt’un adı duyulacak şeklinde idi. 6 ayrı yerden toprak numunesi aldım, Afyon’a döndüm. Afyon’da 16 tane Meyve Üretim Merkezi bulunuyor. Sadece kiraz ve vişne üzerine bu kooperatifler. Götürdüler, denediler, 1 aylık bir zamanın ardından en uyumlu kooperatif Ekmen Kooperatifi çıktı.”

Toprak tamam, fidan tamam da…

“Kooperatiften haber geldiğinde sevincimi anlatamam. O zaman İzmir’den iki ayrı otobüs firması Bayburt’a çalışıyor, kooperatif beni aradıkça gidip alıyorum, mesela günde 100 adet bu firmalara veriyorum, Bayburt’ta kardeşlerim alıyorlar. Tabii ilkin üç beş ama sayı çoğalınca babam huylanıyor. O sıralar babam arazilerine sadece ot, yonca, gorunga ekiyor. Ona göre ondan ötesi olmaz. Baktım ki olacak gibi değil babamı Afyon’a çağırdım. 10 gün misafir ettim. Bu zaman zarfında 1500 ağacı kardeşlerim dikti. Zorla tuttum babamı zaten, bilirsiniz bizim büyüklerimizi nereye götürsen hemen evlerine dönmenin yolunu ararlar. Babam döndü, telefonda bana demediğini bırakmadı, özetle ‘tarla çığırından çıktı, araziyi mahvettin’ diyordu. Benimle üç ay konuşmadı. 2007 yılıydı biz bu işe başladığımızda tam üç yılın ardından 2010 yılında ağaçlar meyve vermeye başladı. Babam o kirazları filan görünce bu sefer beni aramaya başladı: “Ağaç yolla dikelim.” Şimdi ise gördüğünüz gibi gününü elinde çapa, tırpan ile o ağaçları temizlekle, bakımlarını yapmakla geçirir. Bunları neden anlatıyorum. Bizim büyüklerimiz görmedikleri hiçbir şeye inanmaz. Ön kabulleri vardır, bunları yıkmak çok zordur. Babamın itirazı meyve yetiştirmeye değildi, yetişeceğini bilse, belki kendisi de dikerdi fakat bunun yetişmesinin imkansız olduğuna inanıyordu. Çünkü öncesinde bunu görmemişti.”

“110 dönüm arazimizde Bayburt’ta meyve üretilir dedik”

Ahmet Temzisoy, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden son olarak İtalya’da Nato’da görevli iken emekli olur ve soluğu Bayburt’ta alır.

“Dediğim gibi aslında hayalim Bayburt’ta farklı bir şey yapıp ismini duyurmaktı. Emekli paramı alıp, yan gelip yatmakta vardı sonuçta. Fakat şimdi 7 bin ağacım var. Bunların 4 bin 500’ü napolyon aşılı vişne, 2 bini napolyon kiraz. Golden elma da diktik. 10 yıldır ürün alıyorum. Kaliteli, hormonsuz, doğal ürünler bunlar. Normalde yıllık 20 tonu buluyor hasadımız ama bu yıl dolu vurdu, biraz daha az olacak. 110 dönüm arazimizde Bayburt’ta meyve üretilir dedik, bunu başta insanımıza ve bu bölgeye kanıtladık.”

En büyük sıkıntısı işçi?

Temizsoy, Uzman Çavuş olan kardeşi Onur Temizsoy’u da görevinden istifa ettirerek yanına almış. Fakat en çok işçi sıkıntısı çekiyor. ‘Meyve gelip dayandı adam bulamıyorum, bu sene de yine Afgan uyruklu vatandaşlarımızdan çalıştıracağım, iyi ki onlar var’ diyor. Neden mi? Temizsoy, bir şark kurnazlığı hikâyesinden bahsediyor.

“Geçen yıl Zahit mahallesinden bir grup, işi kimseye verme biz meyveyi toplayacağız, dediler. Burada kilosu 1 liraya toplanır. Bu arkadaşlar geldi toplamaya başladılar. Aynı gün saat 3.00’te hesaplarını kesip, işi bırakmalarını istedim. Yani kilo çok gelsin diye dalları koparıp kirazın altına yerleştiren mi ararsın, topladığı seleye sığsın diye meyveye üstten iki eliyle bastıran mı ararsın, sorma gitsin.”

Kirazın, vişnenin kalitesi nereden geliyor?

“Bizim kirazın aroması çok farklı, tadan bunu anlıyor zaten. 3 çeşit kirazımız var. Buranın aromasının farklı olmasının sebebi soğuğu görüyor olmasından. Türkiye’de en son Tokat ve Amasya çıkıyor. Oralar bitince biz toplamaya başlıyoruz, yani en son bizim meyve çıkıyor. Bu da ayrı bir avantaj.”

Coğrafi İşareti hak ediyor…

“Bu kiraz ve vişneye Coğrafi İşaret alınması talebimi Valilerimize söyledim. Bayburt Kirazı, Bayburt Vişnesi diye tescil alınsın. Kaç ürünümüz var ki, neyimiz meşhur? Bu alternatifleri çoğaltmalıyız. İnanın buraya gelen birçok kişi bu bahçeye inanamıyor. Valilerimizin desteğini her zaman gördüm. Her yıl burada hasadı birlikte başlatırız. 10 gün sonra yine vişne hasadımız olacak.”

Ya pazarı, nereye satıyor?

“Meyve öyle bir şey ki ne kadar üretirsen o kadar satılıyor. Bayburt, Trabzon, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane’den müşterilerim çok. Ürün kalmıyor elimde. Ben ürünü bitiriyorum, herkes vişne arıyor. Trabzon’da özellikle arıcılar 1.5 tona yakın vişne alıyor. Her yıl benden 350 kilo vişne alan bir kadın müşterim var. Bunun için derin dondurucu almış. Ona dolduruyor. Seneye yeni vişne çıkana kadar evine içecek sokmuyor. Bayburt’ta dondurmacıların vişnesini de biz veriyoruz.”

Sıkıntılar, çözümler…

“Önceden çok sıkıntılar çektim, sattırmadılar, Pazarda satmamı istediler. Fakat öyle bir şey ki, salı günü çıkan meyveyi, bir daha pazartesine kadar nerede tutayım, soğuk hava deposu mu var? Anında satmamız lazım. Sağ olsun Hükmü Pekmezci başkanımız bize yer belirledi. Çarşı Köprüsü’nün başında satabiliyoruz. Yenileme çalışması yapılmadan önce bir yerimiz de Şehit Nuret Parkı’nın yan tarafıydı. Pazarda da ayrıca yerimiz var. Şuanda bu konuda bir sıkıntı çekmiyorum. Bunu ben Bayburt’ta üretip satıyorum. Dışardan getirip satmıyorum. Yerel yönetimlerin destek vermesi gerekiyordu. Hükmü Pekmezci başkanımızla bu konuda bir sıkıntı yaşamıyoruz. Bazen yatsı namazı çıkışında yarım saatliğine Yakutiye Cami önüne aracı çekiyoruz. Bir gün yine cami önünde vişne satıyoruz. Amcanın biri yanaştı, ‘nerenin bu vişne’ dedi. ‘Bayburt’un’ dedim. Cevabı, ‘Bırakın bu ayakları, dışarıdan getirip Bayburt’un diye milleti kandırıyorsunuz” dedi. Dedim ki o amcaya, ‘Şuradan bin bir taksiye, git Gez köyüne, yol kenarında bahçeyi, ağaçları, kirazları, vişneleri de gör, istediğin kadar topla, taksi parası da bana ait. Bu amcamız ancak bana inanabildi.”

Meyveciliğe dair uyarılar, öneriler…

“Benim bir hayalim vardı, onu gerçekleştirdiğimi düşünüyorum. Amacım Bayburt’ta meyve sektörünü geliştirmek. Bayburt bu anlamda tamamen dışa bağımlı. Bunu azaltmak için sadece doğru olanı yapmak gerekli. Burada yetişmeyecek bir meyve yok, önemli olan toprak analizleri yaptırıp uygun ağacı bulmak. Tabii devletimizin de önemli destekleri oluyor fakat benim onlardan isteğim bu destekleri yapacağına inandıkları insanlara versinler. Çünkü bakmazsanız olmuyor. Ağaçların ilkbahar, sonbahar ve kış bakımları yapılmalı. Köyde şuan 7 bini benim, 7 bini diğer vatandaşların olmak üzere 14 bin ağaç var ama bir kısmı bakılmıyor ve tutanaklar da tutuluyor. Şuan 9 bin ağacın bakımı güzelce yapılıyor. Halbuki bizden önce bu köyde ağaç dahi yoktu. İnsanımızın daha duyarlı olması lazım.”

Dargun ve Organik Bal üretimi de var…

Temizsoy, kiraz, vişne, elmanın ardından dargun üretimine de el attı. Şimdilik 6 bin fide ekmiş, 5 bin fide daha ekecek.

Organik bal üretimi de var. Hem ana arıyı kendisi üretiyor ve satıyor. Organik vişnesi ile beslediği arılarının balları da namlı.

Muhtar Temizsoy, neler yapıyor?

Ondan öncesinde köyde ağaç yok. 2007 yılında yaptığı girişimle bugün Gez köyü meyve ağaçları ile anılır duruma geldi. Köy halkından bir kesim bu örnek insanı 2019 yılında muhtar adayı etmiş ve seçimi kazanmış. Ahmet Temizsoy, görevdeki 1,5 yılına da önemli işler sığdırmış.

“Muhtarlığı aldığım dönemde altyapı problemi vardı. Bunu çözdük. Köyün tüm yollarını stabilize yaptık. Aydınlatılmasını sağladık, levhalarını yeniledik. Cami tuvaletlerini kadın, erkek şeklinde yeniden yaptırdık. Türk Telekom fiber altyapı sorununu giderdik. Köyümüzü kamera sistemi ile donattık. DOKAP’ın yöresel ürün satış merkezi projesi vardı. Bayburt’ta 4 yere bunlar konuldu. Gez, Aslandede, Arpalı ve  Demirözü. Tabii bunlar bölgeye hitap eden merkezler olarak planlandı. Bu bölgede ne üretilirse buralarda satılacak. Bu sene yetişmez ama seneye aktif hale getireceğiz.”

Teşekkür

“Bu girişimde devletimizin desteğini hep yanımızda hissettik, gördük. Valimiz Cüneyt Epcim’e, eski Valimiz Ali Hamza Pehlivan’a, Tarım İl Müdürümüz Selami Ersen’e, eski İl Müdürümüz Abdulkadir Karabulut’a ve Tarım İl Müdürlüğümüzün personeline desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum.”

Bir yurtseverlik hikâyesi…

Evet, Ahmet Temizsoy bunları başarmış.. Tüketen bir toplumda daha önce olmayan bir şeyi üreterek gerçek bir başarı hikâyesi yazmış. Örnek alınması lazım Ahmet Temizsoy’un, tüm köylerimiz Ahmet Temzisoy’larla dolup taşmalı. Bu şekilde yurtseverlik hikâyelerini çoğaltabiliriz, bu kenti hak ettiği yerlere taşıyabiliriz, bu ülkeye katkı sunabiliriz, tüm insanlığa dokunabiliriz…

Yorumlar