Kıratlı’da üç asırlık değirmen

Kıratlı köyündeki üç asırlık su değirmeni işlev görmeye devam ediyor.

Dedelerinden aldığı mirası beşinci kuşaktan devam ettiren Şinası Turgut (53), kendi köyü başta olmak üzere çevre köyler ve Bayburt genelinden gelen müşterilerine hizmet vermeyi sürdürüyor.

Murat Okutmuş – Bayburt Postası

“Bayburt’a ilk Kaymakam atandığında hazine malı olarak görünen Kazaroğlu Değirmeni ihaleye çıkarılmış. Uzun yıllar süren savaşların vermiş olduğu yıkımları biran önce  toparlamak isteyen Cumhuriyet yönetimi, Anadolu’ya can vermek, hazineye gelir elde etmek, insanına güven tazelemek üzere hazinede bulunan yerleri satışa çıkarmış. Dedem de Bayburt genelinde bilinen Mustafa Ağa namlı çok zengin biri. Dönemin Kaymakamının da katılıdğı üç kişinin girdiği ihalede madeni kırmızı lira karşılığında satıın almış. O gün bugün bizim sülalededir değirmenin işletmesi…”

Böyle anlatıyor değirmenin yakın tarihini Şinasi Turgut… Yüzyıllara meydan okuyan taş yapı, nice depremler, nice seller görmüş; zaman zaman yıpranmış.. En son 1963 yılında bir tadilat görmüş. Bugün değirmen girişinde bulunan kitabede bu tadilatı doğruluyor. Şinasi Turgut’un dedesi Abdullah Turgut yaptırmış tadilatı ve oğlu Necati Turgut’un (Şinasi Turgut’un babası) ismini yazdırarak tarih düşmüş: 23.05.1963. Kitabe bir ay-yıldızla da süslenmiş.

Günümüzde Şinasi Turgut ve en büyüğü lisede eğitimini sürdüren oğulları tarafından işletiliyor değirmen. Şinasi Turgut asırlık gelenek yok olmasın diye büyüklerinden edindiği tecrübelerini oğullarına aktarıyor. Turgut’un bu işten bir maddi beklentisi yok, zaten değirmenden edindiği geliri de, “Burası Bektaşi geleneğine uygun asırladır işletilir. 100 teneke buğdaydan 5 teneke hak alırız. Bugün halen aynı sistemle devam ederiz. Oturur sohbet eder, çayımızı içeriz. Bir taraftan değirmenimizin çarkları döner” ifadeleriyle anlatıyor.

Atatürk’ün çıkardığı özel kanun

Yakın zaman önce değirmen bir kapanma tehlikesi geçirmiş. Tam kapanacakken Mustafa Kemal Atatürk’ün çıkardığı bir kanun maddesi bu işi mahkemeye gitmeden çözmüş. Onu anlatıyor Şinasi Turgut..

“Türkiye’yi HES furyası sarınca, Bayburt’ta da bu bize gelen Kop suyu üzerinde bir HES kuruldu. Birden düzenimiz bozuldu. HES’i yapan firma su vermemeye başladı. Mahkemeye gitmek için gerekenleri yapıp avukata gittik. Konuyu avukatımla enine boyuna konuştuk. Mahkeme açacağımız zaman avukatım aradı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün özel olarak çıkattığı ‘değirmenlerin sularının hiçbir şart altında kesilmemesi’ yönünde bir kanundan bahsederek işimizin kolay olduğunu söyledi. Böylelikle mahkemeye gitmede iş çözüldü. Şimdi değirmen çalışacağı zaman firma çalışanlarını arıyoruz ve suyumuz hemen veriliyor.”

Kağıt ve cin işlerinden kurtulamadım!

Zaman zaman değirmenine cin-peri hikayeleri ile gelenlerin de olduğunu, bu duruma çok üzüldüğünü aktaran Turgut, “21. yüzyıldayız insanımız halen cin-peri işleri ile uğraşıyor. Nadir de olsa gelenler oluyor. Adam gitmiş cin dolayısıyla hocaya kağıt yaptırmış. Hoca da ‘git bu suyu değirmenin çarkına dök, cinler değirmene gider’ demiş. Yani kendileri kurtarıp bizi cinlerle, perilerle başbaşa bırakıyorlar! (gülüyor) Şaka bir tarafa bu insanlarımızla oturup konuşuyorum, anlatıyorum. Boş beyinde cin-peri gezer diyorum. Gidin okuyun, beyninizi bu ülkeye, insanlığa faydalı olacak şekilde doldurun, kendinizi geliştirin. Hiçbir şeyiniz kalmaz. Her şey insanın aklında.”

Evet Kazaroğlu değirmeni, işletmecisi Şinasi Turgut’un insanlık tarihiyle ilgili anlattığı bilgiler eşliğinde çarklarını döndürmeye devam ediyor. Bu yıllık sezonu kapattı ama seneye harman zamanında kaldığı yerden devam edecek.

Yorumlar